Irak Savaşı Nasıl Başladı?





IRAK SAVAŞI BAŞLIYOR
Beklenen Irak Savaşı, 20 Mart’ta başladı. Uçak gemilerinden atılan füzeler ile ağır bombardıman uçakları Bağdat’ı hedef aldı. Amerikan deniz piyadeleri de Irak’ın güneyindeki Umm Kasr Limanı’na karşı saldırı başlattı. ABD Başkanı George Bush, Irak’ın silahsızlandırılması ve halkının özgürlüğüne kavuşması için harekatın ilk aşamasının başladığını ilan etti.

ırak savaşı

Türkiye 20 Mart’ta hava sahasını Amerikan uçaklarına açtı ve yurt dışına asker göndermeyi kararlaştırdı. Başbakanlık Tezgeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 202’ye karşı 332 oyla kabul edildi.

Bağdat’a ve Irak’taki diğer hedeflere yönelik bombardıman, ilerleyen günlerde etkisini artırarak devam etti. Öldürülen ve esir alınan Amerikan ve İngiliz askerlerinin televizyonda gösterilmesi de taraflar arasındaki propaganda savaşının bir göstergesiydi. Ancak Irak kuvvetleri, savaşta beklenen direnişi gösteremedi. Kuveyt’i hedef alan füzeler de patriot füzeleriyle etkisiz hale getirildi. Amerikan ve İngiliz kuvvetleri ülkenin güneyinde ilerlerken Kuzey Irak’a da çok sayıda Amerikan askeri yerleştirildi.

Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, 28 Mart’ta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Kuzey Irak’ta Amerikan askerlerinin bulunmasının, Irak’ın toprak bütünlüğü konusunda Türkiye için bir güvence olduğunu söyledi. Savunma Bakanı, 173’üncü Hava indirme Tugayı’ndan bin askerin Kuzey Irak’a paraşütle indirilmesinin taşıdığı öneme ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

”Bunun birçok önemi var. Kuzeydeki petrol alanlarının Irak ordusu tarafından ateşe verilmesi veya yok edilmesini önlemeye yarayacak. Ayrıca Irak’ın kuzeyindeki Kürtlerle daha yakın çalışma imkanı sağlayacak. Kuzeydeki Amerikan askerlerinin varlığı, Türk hükümetine, Irak’ın parçalara bölünmesindense tek bir ülke olarak kalmasına yönelik niyetimizi gösterecek.”

Dışişleri Bakanlığı 31 Mart’ta, Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye, Iraklı Kürt grupların silahlı ve sivil unsurlarla Kerkük ve Musul’u ele geçirmeyeceği konusunda güvence verdiğini açıkladı. Ankara’da Irak’ın kuzeyine ilişkin görüşmelerde bulunan Başkan Bush’un Irak Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad ise Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmiş olmak için girmeyeceği konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi. Kerkük’ün güvenliğinin 18 Amerikan birlikleri tarafından sağlanacağını vurgulayan Halilzad, bir komisyon kurularak sorunların ele alınacağını belirtti. Salmay Halilzad; “Kuzey Irak’taki Kürt milisler, Amerikan güçlerinin kontrolü ve komutası altında olacaktır.” dedi.

Bağdat, giderek artan bir şekilde hava akınlarının hedefi olmaya devam etti. Amerikan donanmasının, savaşın başlamasından sonra geçen on gün içinde Irak’a 650 Tomahawk füzesi fırlattığı bildirildi. Körfez’deki üç Amerikan uçak gemisinden havalanan uçakların da 1.300 sorti yaptığı belirtildi. Zaman zaman sivillerin bulunduğu yerleşim yerlerine ve pazar yerlerine düşen füzeler ise çok sayıda can kaybına ve büyük tepkilere neden oldu.

BAŞKENT BAĞDAT DÜŞÜYOR
2 Nisan’da Amerikan birliklerinin Dicle nehrini geçtikleri ve Bağdat’a doğru ilerledikleri yolunda haberler geldi. 4 Nisan’da ise Bağdat Havalimanı ele geçirildi. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, aynı gün televizyonda Bağdat’ın bombalanan semtlerini gezerken gösterildi. Askeri üniforma ile halkın arasına karışan Saddam Hüseyin, Iraklılar’dan tüm güçleriyle direnmelerini istedi.

Amerikan askerleri 7 Nisan’da Bağdat’a girdi. Aynı gün İngiliz ordusuna bağlı zırhlı birliklerin de Basra’ya girdiği bildirildi. 9 Nisan’da ise binlerce Amerikan askeri artık Bağdat’ın merkezindeydi. Firdevs Meydanı’ndaki Saddam Hüseyin heykeli, bir grup Iraklı’nın da katılımıyla yıkıldı. Amerikan askerlerinin girişiyle birlikte kentte yağmalama olayları başladı. Bakanlık binaları, boş kalan saraylar, kamu binaları, karakollar, üniversiteler yağmalandı. Bağdat’ın zengin arkeoloji müzesi de yağmalamadan nasibini aldı. Amerikan birlikleri Şiilerin kutsal saydığı Necef ve Kerbela kentlerinde de denetimi sağlamıştı.



10 Nisan’da ise Iraklı Kürt grupların Kerkük’ün merkezine başladığı duyuruldu. Peşmergeler sevinç gösterileri yaparken kentte yağmalamalar başladı. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın Ankara’ya, peşmergelerin boşaltacağı güvencesini vermesinin ardından iki Amerika taburunun kente girdiği bildirildi. Ancak çok geçmeden Iraklı Kürtler’in Kerkük’ün ardından Musul’a da girip yağmalama başlattığı haberi geldi. Irak Türkmen Cephesi, peşmergelerin belgeleri imha edip Türkmen varlığını yok etmeye çalıştığını belirterek Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’ne çağrıda bulundu. Kerkük’te de nüfus ve tapu dairelerinin yağmalanarak etnik kimliğin inkarına hazırlanıldığına dikkat çekildi.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, 13 Nisan’da yaptığı açıklamada, Kerkük’e giren IKYB peşmergelerinin büyük ölçüde kenti terk ettiğini bildirdi. Amerikan güçleri ise 14 Nisan’da, Irak askerlerinin denetimindeki son olan, Saddam Hüseyin’in doğum yeri, Tikrit’te kontrolü ele giçirdi.

Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı, 14 Nisan’da esas çatışmaların sona erdiğini duyurdu. Başkan George Bush da 16 Nisan’da yaptığı konuşmada, Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin tarih olduğunu ve örgütlü askeri direnişin bittiğini söyledi. Irak’ın inşasıyla ilgili ilk ihaleyi ise Amerikan Bechtel firması kazandı. Enerji, su ve kanalizasyon sistemlerinin onarılmasını öngören ihalenin tutarı 680 milyon dolardı.

Irak’taki Amerikan güçleri, bu ülkede üslenen İran rejim muhalifi Halkın Mücahitleri Örgütü ile ateşkes konusunda anlaştı. Örgüt, Bağdat’ın kuzeydoğusunda Amerikan kontrolünde bulunan bölgeye çekilmeye başladı.

ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, 23 Nisan’da yaptığı açıklamada, Fransa’nın Irak konusunda Amerikan yönetimine karşı izlediği olumsuz tutumun karşılıksız kalmayacağını söyledi.

25 Nisan’da, devrik Irak rejiminin Başbakan Birinci Yardımcısı Tarık Aziz’in Amerikan güçlerinin elinde olduğu haberi geldi. Irak’ta 55 kişilik en çok arananlar listesinde bulunan Saddam Hüseyin rejiminin Genelkurmay Başkanı İbrahim Abdüssettar Muhammed et-Tikriti de Amerikan güçlerinin eline geçti. Irak’ın güçlü Şii liderlerinden olan ve sürgün yaşadığı İran’dan ülkesine dönen Ayetullah Muhammed Bekir El Hekim, Irak’taki yabancı güçlerin çekilmesini istedi.

İngiltere’de Uluslararası Kalkınma Bakanı Clare Short 12 Mayıs’ta istifa etti. Short, istifasının nedeni olarak, savaş sonrasında da Birleşmiş Milletler’in devre dışı bırakılması çabalarını gösterdi.

Amerika Birleşik Devletleri, Irak’ta üslenen İranlı rejim muhalifi Halkın Mücahitleri Örgütü’ne silahlarını bırakması için 9 Mayıs’ta ültimatom verdi. Amerikan askerlerinin, örgütün Bağdat’ın kuzeydoğusundaki kamplarını kuşattığı bildirildi. Halkın Mücahitleri Örgütü bu gelişme üzerine silahlarını teslim etmeyi kabul etti.

Irak’a 13 yıldır uygulanan ambargoyu sona erdiren karar tasarısı 22 Mayıs’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde oylanarak kabul edildi. Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak operasyonuna karşı Avrupa’da oluşan muhalefetin liderliğini yapan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, 26 Mayıs’ta Financial Times gazetesinde yayınlanan demecinde, bir savaşın sırf kazanıldığı için meşruiyet kazanamayacağını söyledi.

İngiltere Başbakanı Tony Blair, 29 Mayıs’ta Irak’ın Basra kentine gitti. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush, Haziran’da yaptığı açıklamada, Irak’ta kitle imha silahları bulunduğundan emin olduğunu bildirdi. IKDP ve IKYP ise Irak ordusundan kalan silah ve askeri mühimmatı kendi bölgelerine nakletti. Amerika Birleşik Devletleri, devrik Irak lideri Saddam Hüseyin ve oğullarıyla ilgili bilgi verene ödül vereceğini duyurdu. Amerikan askerlerine yönelik saldırılar ise artarak devam ediyordu. Her gün bombalı ya da silahlı saldırılarda bir ya da kaç Amerikan askerinin ölüm haberi geliyordu.

Irak’ta, Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğinde kurulan geçici hükümet konseyi 13 Temmuz’da ilk kez toplandı. Konseyde, on üç Şii, beş sünni, beş Kürt, bir Hristiyan, bir de Türkmen üye bulunuyordu. Savaştan sonra Irak’ın değişik yörelerinde ortaya çıkarılan toplu mezarlar da bu dönemdeki kayda değer gelişmeler arasında yer alıyordu. Toplu mezarlarda binlerce kişinin cesedinin bulunduğu bildiriliyordu.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.