İletişim Nedir? Hayatımızdaki Önemi Nedir?





iletisim

İletişim

İletişim Nedir? Hayatımızdaki Önemi Nedir?

İnsanların bilgi, duygu ve düşüncelerini karşılıklı olarak, çeşitli yollarla birbirlerine iletmelerine iletişim denir. Buna göre, iki insanın karşılıkIı konuşmasını iletişim sayabileceğimiz gibi, arıların bal yapmak için çiçek bulduklarında birbirlerine haber vermeleri de bir iletişimdir. İletişimin kaynağında ihtiyaç vardır.

İnsan ve iletişim kavramları birbirleriyle çok sıkı ilişki içinde olan kavramlardır. İnsan, birey olarak bir toplumun ya da bir grubun içinde yaşama zorunluluğu hissetmiştir.

Kişinin toplumda varlığını sürdürebilmesi için iletişim kurması gerekir. Kişiler çevresindekilerle ilişkileri sırasında iletişim kurmaya ve toplumun belirlediği nezaket kurallarını yerine getirmeye çalışırlarsa daha uyumlu bir görüntü sergilerler. Ancak insanlar küskünlüklerini ve kızgınlıklarını bastırırsa ilerleyen zamanlarda sorunlar yaşanması kaçınılmaz olur. Böyle olumsuzluklar ve uyumsuzlukları yaşamamak için aramızdaki sorunları doğru konuşarak ve ses tonunu doğru kullanarak engelleyebilir ve aramızdaki iletişimin artmasını sağlayabiliriz. Bazı insanlar vardır; o kadar güzel ve etkileyici konuşurlar ki “ağzından bal damlıyor” deriz. Bazen ise konuştuklarına dikkat etmeyen, konuşmaları ile çevresindeki kişileri üzen tiplerle karşılaşırız ve onları ikinci kez gördüğümüzde ise yolumuzu değiştirir ve “yüzünü şeytan görsün” gibi ifadeler kullanırız.

Yaşadığımız toplumda huzur ve mutluluk içinde yaşamak istiyorsak birbirimizi dinlemeliyiz, doğru ses tonu ve mimikler kullanmalıyız. Unutmamalıyız ki dünyada en iyi ve anlaşılır iletişimin dili gülümsemektir.

İletişimin kaynağında ihtiyaç vardır.

İletişimin kaynağında ihtiyaç vardır.

ÖRNEK
Yeni yürümeye başlayan çocuğun yere düştüğünde babasından yardım istemesi…

cocuk

İYİ BİR DİNLEYİCİDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER

  • Mimik ve jestleri doğru kullanmak
  • Karşısındakinin konuşması bitmeden konuşmamak
  • Kendisini karşısındakinin yerine koymak (empati)
  • Son sözü söylemek için çalışmamak
  • Karşıdakinin sözünü kesmemek
  • Dinlerken başka şeylerle meşgul olmamak
  • Konuşmacının yüzüne bakmak
  • Konuyu öğrenmeden karşısındakini eleştirmemek
  • Konuşmacıyla alay etmemek

BEDEN DİLİ
İnsanlar bazen konuşmadan, sıkıntılarını, isteklerini, beklentilerini hal ve hareketleri ile anlatabilirler.

  • Ellerini ovuşturmak – beklenti
  • Gardını alan insan — kendini savunmak
  • Kamburunu çıkartarak ve yere bakarak yürümek — üzüntü
  • Yerinde duramamak — sevinmek

Yalan söyleyen insanlar hareketleri ile kendilerini ele verirler. Örneğin karşısındaki insanın gözünün içine bakamaz. Benzinde solgunluk yaşanır ve sürekli aynı kelimeleri tekrarlar.

TARİH ÖNCESİ DÖNEMDE İLETİŞİM

  • Bu dönem yazının icat edilmediği dönemdir.
  • İnsanlar bu dönemde ilk olarak mağara duvarlarına resimler çizerek iletişim kurmuştur.
  • İnsanoğlu ateşi denetim altına aldıktan sonra ise ateşin dumanından yararlanarak iletişim kurmuştur.
  • İnsanlar tekerleğin bulunması ile daha uzak yerlere göç etmiş başka topluluklarla tanışmışlardır. Bu da iletişimin artmasını sağlamıştır.

TARİHİ DÖNEMLERDE İLETİŞİM
Sümerlerin M.ö 3500’de yazıyı icat etmesiyle iletişim artmıştır.

İnsanoğlu birbiriyle haberleşmek için posta güvercinlerinden yararlanmıştır.

Perslerin posta teşkilatını kurmasıyla iletişim daha hızlı bir boyut kazanmıştır.

Roma imparatoru Sezar tarafından halkı bilgilendirmek için duvar ilanları yapılmıştır.

Çinliler tarafından kağıt icat edilince bilgiler kalıcı hale gelmiş ve gelecek kuşaklara aktarımı kolaylaşmıştır.

M.S 1450’lerde matbaa icat edilmiştir.

1861 yılında telefon icat edilmiştir.

1915 yılında ülkeler arası telefonlu konuşma gerçekleşmiştir.

1926’da dünyaya ilk kez televizyon tanıtılmıştır.

1936’da İngiltere’de halka televizyon yayını yapılmıştır.

Günümüzde ise bilgisayar ve cep telefonları aracılığı ile iletişim hızlanmıştır.

İLETİŞİMDEKİ HATALAR

1. Öğüt Vermek, Çözüm Getirmek, Yönlendirmek

“Bu şekilde davranmamalısın”

“Şunu yap, bunu yapma”

“Dersler erken başlıyor diye şikayet edeceğine geceleri erken yat”

“Bu kadar düzensiz çalışırsan, ödevlerini yetiştiremezsin tabi”…

gibi cümleler kişide direnç ve isyan yaratabilir. Kişi savunmaya geçebilir.

2. Yargılamak, Eleştirmek, Ad Takmak



“Çocuk gibi davranıyorsun”

“Sen zaten hep kolayına kaçarsın”

“Kepçe kulaklarınla nasıl duymazsın”

“Şikayetten başka bir şey bilmezsin sen”….

gibi cümlelerle karşılaşan kişiler kendilerini anlaşılmamış, itilmiş, haksızlığa uğramış ve çaresiz hissedebilirler.

3. Soru Sormak, Araştırmak, incelemek

“Niçin?… Sen ona ne yaptın?…”

“Çocuk neden hastalandı?… İyi ilgilenmedin mi?…”

“Neden arkadaşlarınla oyuncaklarını doğru düzgün paylaşmıyorsun?…”

gibi cümlelerin içinde ön yargı, eleştiri veya zorunlu çözüm bulunur. Konuşma sorulara cevap verme şeklinde gelişerek asıl konudan uzaklaşılabilir. Konuşan kişi endişeye kapılarak savunmaya geçebilir.

4. Teşhis, Tanı Koymak, Tahlil Etmek

“Aslında senin kaygıların başka”

“Ben senin aslında neden böyle dediğini biliyorum”

“Bunları beni kırmak için yapıyorsun anlaşılan”

gibi cümleler konuşan kişinin sinirlenmesine, sabırsızlanmasına ve öfkeli cevaplar vermesine sebep olabilir.

5. Teselli Etmek, Konuyu Değiştirmek

“Üzülme bu da geçer”

“Önemseme, boş ver”…

“Bu konuyu geç?”

“Başka şeylerden konuşalım”

Teselli etmek aslında yararlı bir iştir. Ancak önemli olan teselliyi konuşan duyduğumuzu belirttikten sonra verebilmektir. Konuşan kişi henüz anlaşılmadan teselli edilirse kendini anlaşılmamış, dinlenilmemiş hissedebilir.

SEN DİLİ

  • “Senle” başlar veya “senle” biter.
  • Yargılayıcı ve suçlayıcı olabilir.
  • Kızgınlık duyguları taşıyabilir.

ÖRNEK

— Neden gelmedin?

— Ödevleri neden zamanında yetiştirmedin?

— Gece çok geç yattın.

ÖRNEK

Yedinci sınıf öğrencisi Elif, sınıfına girdiğinde sıra arkadaşının kendisine karşı kırgın davrandığını fark eder.
Elif’in aşağıdaki davranışlardan hangisini yapması bu sorunun çözümünde daha etkili olur?
A) Durumu görmezden gelmesi

B) Nedenini anlamaya çalışması

C) Arkadaşına öfkelenmesi

D) İşi şakaya vurması

ÇÖZÜM

Elif’in bu sorunu çözmek için durumu görmezden gelmesi yanlış olur. Çünkü iletişim kopukluğu artar. Arkadaşına öfkelenmesi yeni sorunlara neden olabilir. İşi şakaya vurması da doğru değildir. Bu sorun karşısında en doğru davranış, sorunun nedenini anlamaya çalışmak olacaktır.
YANIT : B

BEN DİLİ

  • “Benle” başlar veya “benle” biter.
  • Kişinin duygularını açıklar.
  • Kişinin düşüncelerini ortaya koyar.

ÖRNEK

– Sınıfta konuştuğunuzda dersin anlaşılmamasından endişe ediyorum.

– Geç yatarsan derse yetişememenden korkuyorum.

– İnce giyinirsen hasta olacağını düşünüyorum.

ÖRNEK
iletişimde en önemli becerilerden biri iyi bir dinleyici olmaktır. Aşağıdaki davranışlardan hangisini iyi bir dinleyicinin yapmaması gerekir?

A) Konuşmacıyı, sözünü kesmeden dinlemek

B) Konuşmacının söylediklerini anlamaya çalışmak

C) Konuşmacının jest ve mimiklerine dikkat etmek

D) Konuşmacıyla göz teması kurmaktan kaçınmak

ÇÖZÜM

A, B ve C seçeneklerinde yer alan açıklamalar iyi bir dinleyicide bulunması gereken özellikler arasın-dadır. Ancak D seçeneğinde yer alan konuşmacıyla göz teması kurmaktan kaçınmak iyi bir dinleyicinin yapmaması gereken davranışlar arasındadır. YANIT : D

GÖRSEL ve İŞİTSEL İLETİŞİM ARAÇLARI
Radyo
Televizyon
Telefon

YAZILI İLETİŞİM ARAÇLARI

Mektup
Telgraf Gazete
Kitap

İLETİŞİM ARAÇLARININ ÖZELLİKLERİ

  • Dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın aynı haberi bir çok insana ulaştırır.
  • Yayınları belli bir süreklilik ve düzen içerir.
  • Kitle iletişim araçları inandırıcılık boyutu olmasından dolayı belge niteliğine sahiptir.
  • Kitlesel iletişim araçları insanları bilgilendirir.

NOT: Kitlesel iletişim araçları doğru kullanıldığı takdirde yararlı, yanlış bilgiler içerdiği zaman ise zararlı olur.

RTÜK 1983 yılında 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu ile radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine, Radyo ve Televizyon Yüksek Kurulu’nun ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun kuruluş görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve sorumluluklar belirlenmiştir. Yurt içinde ve yurt dışında yayın yapılmasından Radyo ve Televizyon Kurumu sorumludur. Radyo ve televizyon kanalları kanunda belirtilen esaslara uygun yayın yapmak zorundadır. Bu kurallara uygun hareket etmeyenlere Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından ikaz yapılır. 1994 yılında kurulan Radyo Televizyon Üst Kurulu; beşi iktidar partisi ve dördü muhalefet partisinin göstereceği kişiler arasından, TBMM tarafından seçilen 9 üyeden oluşur.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.