2. Mahmut Dönemi Islahatları





2. Mahmut Dönemi Islahatları

İlk kez bu dönemde Batılılaşma karşısında ulema-yeniçeri birliği parçalanmıştır ve Ulemanın desteği sağlanıp, 1826’da yeniçeri ocağı ortadan kaldırıldı. Devlet örgütü yeniden düzenlendi. Yetki ve sorumlulukları etkinlik alanlarıyla sınırlı nazırlıklar kuruldu. Böylece Batı örneği bir kabine oluşturulmasına doğru ilk adım atılmış oldu, divan toplantılarına katılan ulema sınıfı kabine dışında bırakıldı. Şeyhülislamlık makamı, azınlıkların din başkanlığına benzer biçimde. Müslüman halkın din görevliliği niteliğiyle yetindi; yeniçerilerden sonra ikinci büyük güç odağı olan ulema sınıfının etkisi azaldı. Padişahın merkez yetkisinin güçlenerek baskıcı özellikler kazandığı II. mahmud döneminde Batılılaşma yolunda önemli adımlar atıldı.

Kurulan yeni ordunun subay gereksiniminin karşılanabilmesi için askeri okulların açılmasına hız verildi. Harbiye ve Tıbbiye okulları açıldı. Güçlü bir muhalefete karşın, öğrenim amacıyla padişahın isteğiyle Avrupa’ya dört öğrenci gönderildi. Sonraları bu sayı daha da arttı. İlk ve ortaöğrenimin yaygınlaştırılmasına çalışıldı. Yeni okullar açıldı. 1821’de ortaya çıkan Yunan ayaklanması’na kadar, dış ilişkilerde çevirmen olarak Fenerli Rumlardan yararlanılmaktaydı. Bu ayaklanmadan sonra Babıali’de Tercüme odası kuruldu. Avrupa dili bilen, Batı kültür düşüncesini tanıyan aydınlar burada yetişti. Londra, Paris ve Viyana elçilikleri bu dönemde yeniden açıldı. Öteki Avrupa başkentlerinde de sürekli olarak diplomat memurlar görevlendirildi. Sonraki dönemlerde yenilikçi devlet adamlarının önde gelenleri, bu görevliler arasından çıkacaktı.



Gerçekten Tanzimat Dönemi’nin üç önemli kişisinden Mustafa Reşit Paşa, 1834’te Paris arkasından Londra elçiliğiyle görevlendirilmiş: izleyici olan Ali Paşa 1836’da Viyana’ya, Fuat Paşa ise 1840’ta Londra’ya elçi olarak gönderilmişti. Yeni açılan okullar, yeniden biçimlenen Osmanlı bürokrasisi için gerekli olan yetişmiş insan öğesini sağlarken memurlara mal ve mülk edinebilmeleri, miras bırakabilmeleri olanağı verildi, can ve mal güvenliği sağlanmıştır.
İlk nüfus sayımı yapıldı. Osmanlı tarihinde ilk resmi gazete olan Takvim-i Vekayi’nin de yayımı bu dönemde gerçekleşmiştir. Batı giyim ve yaşayış biçimine öykünme ortaya çıktı. Gerçekleştirilen yeniliklerle yeni bir yaşam biçimi oluşmaya başlamıştır. Moda ve zevkler değişme yoluna girerek, öte yandan Batılılaşmanın böyle bir yön kazanması Batı’nın mal stoklarına yeni ve geniş pazar olanakları
hazırladı.

1838’de İngiltere ile imzalanan ticaret sözleşmesiyle, İngiltere çıkışlı malların bu pazara son derece kazançlı olanaklarla girmesi sağlandı. İngitere’nin Osmanlı İmparatorluğu’na olan dış satışı yaklaşık beş kat arttı. Osmanlı tüccarı ve üreticisi Batı rekabetine dayanamayarak gücünü yitirme yoluna girmiştir. Böylece Batılaşmayla birlikte, iktisadi ve siyasal bağımlılık da artmaya başlamıştır. Bu durum Osmanlı tüccar ve üreticisini çok kötü etkilemiştir.



Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.